14 Mayıs 2009

Orada olmak... #Santorini





12 Mayıs 2009

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman...


dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
-ıhlamurlar çiçek açtığı zaman

ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
dağlar çivilendikleri yerlerde çürümeden
bebekler hayta hayta yürümeden

geleceğim diyorum, geleceğim sana

ne olur kesin bir takvim sorma bana

-ıhlamurlar çiçek açtığı zaman


beklesen de olur, beklemesen de

ben bir gök kuruşum sırmalı kesende

gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde

hangi ses yürekten çağırırsa seni bana

geleceğim diyorum, takvim sorma bana

-ıhlamurlar çiçek açtığı zaman


bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi

sevda duvarımı aştım, sendeki bu tılsım neydi?

başka gezegende de olsan dönüşüm hep sana

kesin bir gün belirtmem, n'olur takvim sorma bana

-ıhlamurlar çiçek açtığı zaman


eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden

yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben

yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden

gemileri yaksalar da geleceğim sana

on iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana

-ıhlamurlar çiçek açtığı zaman


bak işte, notalar karıştı ,ezgiler muhalif

hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız

ey benim alfabemdeki kadim Elif

ne güzellik, ne de tad var baharsız

güzellikleri yaşamak için geleceğim sana

geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana

-ıhlamurlar çiçek açtığı zaman


ıhlamurlar çiçek açtığı zaman

ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan

kimseye uğramam ben sana uğramadan

kavlime sadığım, sadığım sana

takvim sorup hudut çizdirme bana

ben sana çiçeklerle geleceğim

-ıhlamurlar çiçek açtığı zaman...

Bahaettin Karakoç

7 Mayıs 2009

Devrim...




Temiz kalan tek yerdir devrim,

bütün bir yıl

kirlenen duvarda,

ama görebilmek için

asıldığı çividen indirilmelidir

yaprakları biten takvim...


Zorbalara direnmektir devrim,

bir çocuğun

annesinin çantasından aldığı paraları

altına gizlediğini

söylememiştir dövülen

hiçbir halı...


İçinde yaşamaktır devrim

dikiş kutusunun,

ve toplu iğneler gibi

bir arada olmayı gerektirir

karşı koyabilmek icin zulmüne

makas denilen patronun...


Gece ışıklar arasında koşmaktır devrim,

ateş böceklerini

yakalamak isteyen çocukların

peşine takılır gün gelir

yanıp sönen mavi ışıkları

polis arabalarının...


Kağıt bir gemidir devrim,

bütün gemiler

hurdaya çıksa da sonunda

taşıdığı özgürlük şiiriyle

batmadan yüzer nicedir

dünya sularında...


Kim bilir kaç yunus görmüş

kaç "deniz gezmiş..."


Sunay Akın


(6 Mayısların anısına)

1 Mayıs 2009

Ahmet Abi, Mars'tan "yazıyor"

episod 3:
Abi'nin Seyir defteri

Rotamız Mars

Yıldız tarihi: 35034 / 11:30
(Kocakarı soğukları, meteor fırtınası zamanı)

Sevgili seyir defteri,

Evde ööyle oturuyorum, acayip de sıkılmışım. Televizyonu açiim diyorum, açıyorum. Televizyonda abidik gubidik olaylar var. Bi süre sinirlenmiyorum. Gidip içerden çay koyuyorum. Mutfaa ..k götürmüş. Televizyonu izlemeye devam ediyorum, geziniyorum sakince kanallar arasında. Uygur kardeşler başlıyor. Birden tırlatıyorum. Televizyonu alıp küvete sokuyorum, çeşmeyi açıyorum. Olmuyor boğulmuyor kardeşler.

Yıldız tarihi: 35037 / 09:22

(Karpuz çekirdeklerinin sertleşmesi. Big-bang zamanı)

Sevgili seyir.

Sıkıldım buralardan. Bi süre başka mekanlara takılmaya karar verdim. Mars'a gitmeye karar verdim biliyo musun. Sıcaktır oralar. Neyse aybaşında maaşı aliim, bi kaç alıcaam daha vardı onları da şeediim. Bakalım...


Yıldız tarihi: 35042 / 05:16

(Kakalakların yavrulama vakti. Kuvarak Takım Yıldızı'nın takımı daatma zamanı)


On gündür yollardayız. Git git bitmiyo babacım ya. Hata mı yaptık acaba? Gemide de fazla adam yok, kafayı sıyıracam.
Her yerde sıkılıyorum. Evde sıkılıyorum, kahvede sıkılıyorum, arkadaş muhabbetinde sıkılıyorum. Acaba bende mi bi olay var hoca? Ulan insan uzay mekiyinde de sıkılır mı yaa? Loş koridorlarda sigara içiyorum, derin uzayı seyrediyorum saatlerce. Aynştayn baba haklıymış, uzayda vakit zor geçiyo (bkz. görelilik kuramı).

Yıldız tarihi: 35045 / 23:33

(Hüt hüt kuşlarının göç etmesi. Kasiyope Kuyruklu Yıldızı'nın, Bayrampaşa'ya düşme ihtimalinin en yüksek olduğu vakit)


Geldik sonunda. Arızalı bi iniş oldu, kafayı tavana çarptım.
Ben hemen inip piknik yapmayı teklif ettim ama lavuk kaptan mani oldu. İki gün basınç odasında beklememiz icap ediyomuş. Yiyim basınç odasını gerekirse isyan çıkartırım Allah canımı alsın. On beş gündür kafayı yedim, çıkıp hava alacam. Hemen bi plan yapıyorum.
Kırırım bu gemiyi! Kırrırım!

Yıldız tarihi: 35045 / 02:15
(Hüt hüt kuşlarının, göç edecekleri mekana üç saat daha yaklaşmaları. Kasiyope Kuyruklu Yıldızı'nın, Bayrampaşa'ya düşmesi ya da ıskalayarak, olayın ucuz atlatılması)


Kaptanı ve mürettebatı "kafaya gombik" metoduyla bayıltıp basınc odasına kitledim. Prensesler gibi uyuyolar gudikler. Artık serbezim. Hemen kafaya bi başlık zamazingosu uydurup atıyorum kendimi dışarı. Oyy ne biçim dünyaymış bu Mars. Ceyennem gibi sıcak babacım hava ya! Bu ne ya!

Yıldız tarihi: 35045 / 02:25

Sırılsıklam oldum Allahsızım. Yok bu böyle olmaz gelip alsınlar beni ya! Bu ne sıcak kardeşim? Hüston'u arıyorum ama habire meşgul çalıyo. Kimle konuşuyonuz kardeşim bu kadar ? Alooğ? Bu ne kardeşim? Ölüyorum burda be! Cehenneme geldik şerefsizim. Dur bakalım biraz çevreyi geziniim. Bi gölgelik, bi çay bahçesi buluruz elbet.

Yıldız tarihi: 35045 / 03:10

Ulan saat gece üç olmuş, hava hala aydınlık. Gez gez bitmiyo kardeşim. Her yer aynı, her yer taş-kum, vırt-zırt. Hasta oldum yaa. On dakka önce Pet Fayndır'ı gördüm. Bayaa küçük bi aletmiş. Resimlerinde kocaman bişii görünüyodu. Aküsü bitmiş heralde.

Yıldız tarihi: 35046 / 12:00

Kaptan'ı ve mürettebatı dışarı çıkarıp özür diledim. Basıncı biraz fazla vermişiz galiba. Adamlar kısalmış. Allahtan çakmadılar. Bi çay yaptım barıştık. Yarın eve dönüyoruz. Oh be kardeşim! Anladım ki insan elindekilerin kıymetini bilmiyor. Bekle beni Bayrampaşa. Geliyorum!