1 Mayıs 2009

Ahmet Abi, Mars'tan "yazıyor"

episod 3:
Abi'nin Seyir defteri

Rotamız Mars

Yıldız tarihi: 35034 / 11:30
(Kocakarı soğukları, meteor fırtınası zamanı)

Sevgili seyir defteri,

Evde ööyle oturuyorum, acayip de sıkılmışım. Televizyonu açiim diyorum, açıyorum. Televizyonda abidik gubidik olaylar var. Bi süre sinirlenmiyorum. Gidip içerden çay koyuyorum. Mutfaa ..k götürmüş. Televizyonu izlemeye devam ediyorum, geziniyorum sakince kanallar arasında. Uygur kardeşler başlıyor. Birden tırlatıyorum. Televizyonu alıp küvete sokuyorum, çeşmeyi açıyorum. Olmuyor boğulmuyor kardeşler.

Yıldız tarihi: 35037 / 09:22

(Karpuz çekirdeklerinin sertleşmesi. Big-bang zamanı)

Sevgili seyir.

Sıkıldım buralardan. Bi süre başka mekanlara takılmaya karar verdim. Mars'a gitmeye karar verdim biliyo musun. Sıcaktır oralar. Neyse aybaşında maaşı aliim, bi kaç alıcaam daha vardı onları da şeediim. Bakalım...


Yıldız tarihi: 35042 / 05:16

(Kakalakların yavrulama vakti. Kuvarak Takım Yıldızı'nın takımı daatma zamanı)


On gündür yollardayız. Git git bitmiyo babacım ya. Hata mı yaptık acaba? Gemide de fazla adam yok, kafayı sıyıracam.
Her yerde sıkılıyorum. Evde sıkılıyorum, kahvede sıkılıyorum, arkadaş muhabbetinde sıkılıyorum. Acaba bende mi bi olay var hoca? Ulan insan uzay mekiyinde de sıkılır mı yaa? Loş koridorlarda sigara içiyorum, derin uzayı seyrediyorum saatlerce. Aynştayn baba haklıymış, uzayda vakit zor geçiyo (bkz. görelilik kuramı).

Yıldız tarihi: 35045 / 23:33

(Hüt hüt kuşlarının göç etmesi. Kasiyope Kuyruklu Yıldızı'nın, Bayrampaşa'ya düşme ihtimalinin en yüksek olduğu vakit)


Geldik sonunda. Arızalı bi iniş oldu, kafayı tavana çarptım.
Ben hemen inip piknik yapmayı teklif ettim ama lavuk kaptan mani oldu. İki gün basınç odasında beklememiz icap ediyomuş. Yiyim basınç odasını gerekirse isyan çıkartırım Allah canımı alsın. On beş gündür kafayı yedim, çıkıp hava alacam. Hemen bi plan yapıyorum.
Kırırım bu gemiyi! Kırrırım!

Yıldız tarihi: 35045 / 02:15
(Hüt hüt kuşlarının, göç edecekleri mekana üç saat daha yaklaşmaları. Kasiyope Kuyruklu Yıldızı'nın, Bayrampaşa'ya düşmesi ya da ıskalayarak, olayın ucuz atlatılması)


Kaptanı ve mürettebatı "kafaya gombik" metoduyla bayıltıp basınc odasına kitledim. Prensesler gibi uyuyolar gudikler. Artık serbezim. Hemen kafaya bi başlık zamazingosu uydurup atıyorum kendimi dışarı. Oyy ne biçim dünyaymış bu Mars. Ceyennem gibi sıcak babacım hava ya! Bu ne ya!

Yıldız tarihi: 35045 / 02:25

Sırılsıklam oldum Allahsızım. Yok bu böyle olmaz gelip alsınlar beni ya! Bu ne sıcak kardeşim? Hüston'u arıyorum ama habire meşgul çalıyo. Kimle konuşuyonuz kardeşim bu kadar ? Alooğ? Bu ne kardeşim? Ölüyorum burda be! Cehenneme geldik şerefsizim. Dur bakalım biraz çevreyi geziniim. Bi gölgelik, bi çay bahçesi buluruz elbet.

Yıldız tarihi: 35045 / 03:10

Ulan saat gece üç olmuş, hava hala aydınlık. Gez gez bitmiyo kardeşim. Her yer aynı, her yer taş-kum, vırt-zırt. Hasta oldum yaa. On dakka önce Pet Fayndır'ı gördüm. Bayaa küçük bi aletmiş. Resimlerinde kocaman bişii görünüyodu. Aküsü bitmiş heralde.

Yıldız tarihi: 35046 / 12:00

Kaptan'ı ve mürettebatı dışarı çıkarıp özür diledim. Basıncı biraz fazla vermişiz galiba. Adamlar kısalmış. Allahtan çakmadılar. Bi çay yaptım barıştık. Yarın eve dönüyoruz. Oh be kardeşim! Anladım ki insan elindekilerin kıymetini bilmiyor. Bekle beni Bayrampaşa. Geliyorum!

2 yorum:

nar_ı beyza dedi ki...

:)elimizdekilerin kıymeti için bu yazıyı okuma yetti...Kim bu Ahmet abi??Hasan ii oldu bizi de tanıştırdın...ne keyifli bir yazı bu böle...

ve evet klasik yan etki yaptı bana...netten düşürdü:))))))

teşekkürler bu farklı Ahmet abi için...

Adsız dedi ki...

http://hotfile.com/dl/64589757/f53cc66/AhmetAbi.rar.html