9 Ocak 2009

Gazze’de neler olup bittiğini, Rachel Corrie’den dinleyin


Sevgili Hadesperado...Bu konuya ne kadar hassas olduğunu biliyorum...
sevgilerimle...

Avni Özgürel Radikal'deki 'Rachel'in seçimi ve biz' yazısında, 6 yıl önce Filistin'de İsrail tanklarının ezerek öldürdüğü Rachel'i hatırlatıyor ve Gazze'de neler olup bittiğini anlamak isteyenlerin onun mektuplarını bulup okumalarını öğütlüyor:

İyi de orada(Gazze'de) ne olduğunu nasıl bileceğiz diyorsanız, 2003 senesi Mart'ında Gazze'de Filistinli bir doktor ve ailesinin evini yıkmaya gelen İsrail askeri dozerini engellemek isterken dozer sürücüsünün ezerek öldürdüğü International Solidarity Movement'in (Uluslararası Dayanışma Hareketi) 23 yaşındaki üyesi Rachel Corrie'in mektuplarını internet ortamında bulup okuyun.

Diyebilirsiniz ki aradan altı yıl geçmiş, tablo değişmiştir. Haklısınız, değişti elbette. Sayıların yanına birkaç sıfır eklendi, bölünmüş Filistin'in Gazze şeridine sığınmış halkı daha bir kıstırıldı, geçmişte utanma belası yardım gönderen, göndermese bile yardımları engellemeyen anlayışın yerini duyarsızlık, hatta pervasızlık aldı. Yani, Rachel'in dehşet tablosu kıyamet manzarasına dönüştü altı yıl zarfında. Ama bir şey var ki o hiç değişmedi. Resme hâkim kan rengi! Rachel'in yansıttığı gibi kaldı o.

"Anneciğim... İsrail ordusu burada iki büyük kuyuyu yıktığı için, halk susuz. Yıkılan kuyular buranın su ihtiyacının yarısını karşılamaktaydı. İnsanlar bizden yıkıma karşı evlerini korumaya yardımcı olmamız için geceleri yanlarında bulunmamızı bekliyor. Ama akşam saat ondan sonra, dışarı çıkmak çok zor; çünkü İsrail ordusu sokaklarda gördüğü herkesi direnişçi sayıyor ve ateş ediyor. Bizim sayımız ise pek az.

Dün, bir babanın, ellerinden tuttuğu iki küçük çocuğuyla, evinin havaya uçurulacağı düşüncesiyle tanklar, bir keskin nişancı kulesi, buldozerler ve Jeep'lerin durduğu bölgeye doğru yürümesini izledim. Bu olay, pazar günü tank ve buldozerler 300 insanın geçim kaynağı olan 25 sera yıkılır, 150 kişi tutuklanıp götürülürken başlarının üzerinden geçecek şekilde üzerlerine ve çevrelerine ateş açıldığı yerde oldu. Adamın, evini değil tankların bulunduğu bölgeyi daha az tehlikeli bulduğunu gördüğümde dehşete kapıldım. Öldürüleceklerinden korktum ve onlar uzaklaşana kadar tanklarla aralarında durmaya çalıştım. Bunlar her gün oluyor, ama bu babanın iki küçük çocuğuyla kendini dışarı atıvermesi şu anda beni fazlasıyla etkiledi."

Ve daha onlarca yürek kaldıran izlenim.

En acısı da şu an Gazze'de yaşananların yanında Rachel'in anlattıklarının hiç mesabesinde kaldığını bilmek.
Milli Gazete

2 yorum:

AhTeslimiyet dedi ki...

Damla
Senin bu güzel bloğuna ilk ziyaretim,ilk ziyaret olması sebebi ile bloğun için genel bir yorum yapmam gerekiyordu ama nerde ilk olarak bu okuduğum yazı ile günlerce kan ağlayan gözlerimden senin bu güzel bembeyaz görünümlü saf,temiz bir o kadarda hakikatları haykıran sayfana bir damla göz yaşımı bırakıyorum,senin nasibine damla düştü.
İnşallah bir dahaki ziyaretimde daha farklı güzel şeyler yazmak nasip olur.
Allah Cc yar ve yardımcın olsun o güzel gönlünün güzelliği yüzünden hiç eksik olmasın.
Hayırlı Günler.

aKrep dedi ki...

Nasibime düşen damlanın güzelliğini yaşıyorum şu an...Hayat gülümseten şeylerle anlamlı değilidir daima...Ve güzellikler damlarda saklıdır ,üstelik o damla böylesine bir acıya akabiliyorsa...
İlk ziyaret ve DAMLA asla unutulmayacak...
Çok teşekkür ederim..
Hayırlı geceler...