7 Kasım 2008

Sensiz kalan bu şehri yakmayı çok istedim...


mavi bir aleve dönüştürdüm kalbimi bir anda...
tutuşturmak istedim beni böyle umarsız
bırakıp gittiğin bu zalim şehri.
yakamadım, gözlerin dikildi karşıma bir caddenin tam ortasında
inanılmaz güzel bakıyordu gözlerime hafif ıslak...
en özel en bilinmeyen türleri açmıştı papatyaların,
hatıralarınla titriyordu içim kuşlar kanatıyordu gönlümü.

gri bulutlar geçiyordu göğümden,
anlamak üzreydim neron’un roma’yı neden yaktığını...
karanlık bir koridor açıldı önümde anlayamadım,
yenik düşmüş bir napolyon kadar mutsuzdum aslında
intihara kalkışan hitler kadar çaresiz
yakmak üzreydim ki bu şehri hatıraların
içli bir yağmur gibi boşandı üzerime...

kediler geçti birden kavşaklarından şehrin,
acı acı miyavladılar gözlerime baktılar kızgındılar, kırgındılar...
onlar da tutulmuşlar anladım sana bendeki kadar.
onlar da terk ettiğin bu şehri çaresiz
yakmak istiyorlar yakamıyorlar...

saçların dikildi karşıma bir sokak köşesinde,
her telinde parmaklarımın izleri parlıyordu.
benzersiz kokunu alıyordu kıvrımlarından rüzgar...
gözleri doluyordu saçlarına bakan kedilerin,
her biri bir kenarda darmadağın,
çömelip kalıyordu yutkunuyordu.
rengi kaçıyordu pencerelerde perdelerin...

nereye yürüdüysem bakışın, duruşun, sesin...
anladım söndürmeliyim tutuşan yüreğimi.
kendimi yakmış olurum yakarsam bu şehri.
çünkü sen her şeyinle bendesin...

Nurullah Genç





1 yorum:

aKrep dedi ki...

kendimi yakmış olurum yakarsam bu şehri.
çünkü sen her şeyinle bendesin...

ne kadar da güzel bir şiir,daha önce okumadığım...
resim de harika...
tşkler hadesperado...