3 Eylül 2008

Ankara Beypazarı'ndan...

Arkadaşlar sizlerle, kısacık Ankara gezimi paylaşmak istiyorum...
Ankara'ya gitmeden önce,''gelince Beypazarı'na gideceğiz'' diye arkadaşlarıma haber vermiştim ve sağ olsunlar hep birlikte gittik.Konakları gerçekten güzel ve yemeklerinden de diyebilirim ki;tarhana çorbası hoş,güveci güzel ama en güzeli serçe parmağımdan daha da ince olan yaprak sarmalar...80 katlı baklavası ise öyle aman aman değil tv de gördüğümde pek bi iştahlanmıştım ama...Yemek sonrası konakların içini gezmek ve fotoğraf çekmek zevkli oluyor...Yöre halkı sohbeti seven yakın insanlar...Gümüşçüler çarşısına büyük bir iştahla gittim ,gümüş çok seven biri olarak ama, beni tatmin etmedi...İstanbul bu konuda çok daha iyi...Gece 13.kattan ışıklı Ankara manzarasına bayılıp da aman ne güzel şehir dedikten sonra sabah uyanıp aynı yerden bakıp da sadece kuru toprak gördüğümdeki şaşkınlığımı biraz anlayabilir misiniz bilmem ama ,Ankara ,denize alışmış insanlar için alışılması zor bir şehir olarak geldi bana...Daha önceleri kış mevsiminde gittiğimden bu kuraklığını farketmemiştim..2 günde kuruduğumu hissettim ..Ama alışılıyormuş, yani öyle diyorlar...Siteden çıktığımızda bol ağaçların arasından geçerken ''Ankara yeşilmişşş''dememe karşılık arkadaşımın ''Atatürk Orman Çiftliğinden geçiyoruz'' demesini unutmayacağım:))...İşte bendenolsun objektifinden Beypazarı



Bu resimler de yeğenimin objektifinden...




Burası da meşhur Hıdırlık tepesinden Ankara görüntüsü...Hıdırlık tepesine çıkış, orada olmaktan daha zevkli.Nedeni ise arabayla çıkarken yokuşunun İstanbul Çamlıca'ya çıkışı hatırlatması ve çıktığınızda manzaranın öyle muhteşem olacağını hayal etmeniz:)Ama görüldüğü gibi manzara çatılardan:) oluşuyor...

7 yorum:

hadesperado dedi ki...

öncelikle bizimle paylaştığın resimler ve anlatımın için teşekkürler... Ankara'yı iyi bilen ve orada uzun süre yaşayan biri olarak gidebileceğin en güzel yerlerinden birine gitmişsin (diğeri de kızılcahamam'dır), Beypazarı seçiminizin özellikle ramazan öncesi olması da iyi olmuş, şimdi çekilmez oralar, her tarafta ayrı bir yemek off off :)

neyse, aslında ankara/beypazarı/kızılcahamam'ın içinden gelen çok yakın bir arkadaşım var, kimbilir belki yolu bu bloga düşer de senin yazdıklarına sayfalar dolusu ekleme yapar :) gelirse tutamayız diye şimdilik haber vermiyorum, yoksa vereyim mi :)

bu arada dönüşte beypazarı kurusu almadıysanız o gezinin yarısı boşa gitmiş demektir :)

aKrep dedi ki...

hades tşkler...
beypazarı kurusu almadık ama,oradaki arkadaşlarımdan isteyebilirim İstanbul'a gelirken getirebilirler...merak ettim ve netten bakacağım...ot:)) aldım ordana,adını şimdi hatırlayamıyorum ama...
hahah...istersen haber ver arkadaşına,hem buraya yazarken ekran donmuyor;)

hadesperado dedi ki...

hahaha "ekran donmuyor" süper..
yine de bi düşüneyim :)

hackmaster dedi ki...

Akrep Tepeye çıkışınız ve tepeden bakışınız bana eski günleri hatırlattı, bizde tepeye çıkar TABİ O TEPEYE DEĞİL.... memleketteki tepeye çıkar Bira içerdik... hey gidi günler..

aKrep dedi ki...

her birimizde saklı hatıralar var,en beklenmedik zamanlarda ortaya çıkıveren...bazen dudaklarda bir tebessüm, bazen gözlerde birer damla yaş oluyor bu hatıralar...ne hissettirirse hissettirsin geçmiş oluyor...zaman bitmiş oluyor...geriye dönüş olmuyor...dudaklarda gülümseme bırakan hatıralarımızn çoğalması dileklerimle....
buralarda olman çok güzel kartal...

derya dedi ki...

ben bayadır uzak kalmışım buralardan anladım :/

Ankara benim doğduğum şehir. Lise yıllarındaydım bir defa gitmiştik . Seymenler parkına gidip kuğulara leblebi atmıştık, konserlere gitmiştik, bir hafta doya doya gezmiştik :)))

dediğin gibi pek yeşil değil, caddelerinin genişliği ve çok fazla bina olması dikkatimi çekmişti.

inşallah birgün İzmir'i de ben gezdiririm sana aKrepcim :)

aKrep dedi ki...

İzmir'e bu sefer uğrayamdım ama inşaAllah ben de gelmeyi istiyorum...tşkederim deryacığım...
ama Ankara'da yaşayamayacağımı anladım..benim olduğum yerde deniz olmalı....gerçi her türlü şarta adapte oluruz zorda kalınca ama olmasın diyelim...